.

8/3/2007 - KADINLAR GÜNÜ

 

 

 

 

MERHABA DOSTLARIM.

ASLINDA BUGUNDEKARŞINIZA BÖYLE BİR YAZIYLA GELMEK HOŞ DEĞİL Dİ AMA OLSUN.

BEN HEPİNİZİN KADINLAR GÜNÜNÜ KUTLUYORUM.

DÜNYADA HER ZAMAN KADINLARIN ERKEKLERDEN BEYİN AÇISINDAN ÇOK DAHA GÜÇLÜ OLDUĞUNU SAVUNUYORUM BİZİ GÜÇ DURUMA SOKAN TEK ŞEYİN HER KADININ İÇİNDE OLAN ANNELİK DUYGUSUNUN VAR OLMASINDAN KAYNAKLANAN DUYGUSALLIK OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM.

İŞTE BU DÜNYA KADINLAR GÜNÜNDE KÜÇÜK BEYİNİ İLE ANCAK MERAKINA YENİLİP VE ANCAK BİR BAYANLA UĞRAŞABİLECEĞİNİ DÜŞÜNEN GÜCÜ ANCAK BUNA YETEN KÜÇÜK BEYİNLİ, DÜŞÜNCEDEN VE KENDİNİ KONTROLDEN YOKSUN ERKEKLERE İTHAF EDİYORUM. AMACINIZ NE BİLMİYORUM AMA

ALLAH VAR YUKARIDA YAPTIKLARININIZ YANINIZA KALMAZ. ELBET BİR YERLERDEN ÇIKAR. DİYORUM.

BÖYLE GÜZEL BİR GÜNDE BUNLARDAN BAHSETMEK HOŞ DEĞİL AMA NEYSE...

HEPİNİZİN DÜNYA KADINLAR GÜNÜNÜ KUTLUYORUM.

Yorum yazanlar (11) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

7/3/2007 - aynı olay bir kere daha

EVET İNSANLARIN AMACINI ANLAYAMIYORUM.

BİR İNSAN HATA YAPTIĞINI ANLAYIP ÖZÜR DİLEYİP VE BUNDAN

ÇOK PİŞMAN OLDUĞUNU

SÖYLEDİKTEN SONRA TEKRAR AYNI HATAYI YAPAR MI?

MERAK NASIL BİR DUYGUDUR Kİ AYNI HATAYI YAPTIRIP

TEKRAR TEKRAR ÜSTELİK DAHADA KÖTÜSÜNÜ YAPTIRIRMI İNSANA.....

YANİ BU BLOGU OKUDUNUZ HADİ SİZİN YÜZÜNÜZDEN BEN BU BLOGDAN VAZGEÇTİM.

OKUMICAM DEDİNİZ, ÖZÜR DİLEDİNİZ SİZE EMİN OLMADIĞIMDAN BAHSETTİM.

GÜVENEBİLECEĞİMİ SÖYLEDİNİZ AMA BEN YİNE GÜVENMEYİP BAŞKA BİR BLOG AÇTIM KENDİME HİÇ Mİ İŞİNİZ GÜCÜNÜZ YOK

SİZİN.

DİĞER AÇTIĞIMI BLOGADA GİRİYORSUNUZ. ONUDA

OKUYORSUNUZ. ANLAMIYORUM VE BEN BİR ANLAM

VEREMİYORUM.

YANİ BİR İNSAN BU KADAR OLUR YAAAAA

YETER ARTIK. AMACINIZ NEYSE ONU SÖYLEYİN....

BİR İNSAN KONTROLLÜ OLMALI, EĞER O İNSAN DUYGULARINA ENGEL OLAMIYORSA BU ÇOK KÖTÜ, İŞTE ALLAHIN NEFİS DİYE BAHSETTİĞİ

ŞEY VAR YA BU OOOO, BİR İNSAN KENDİNİ KONTROL

EDEMİYORSA O İNSANA SÖYLEYECEK HİÇ BİR ŞEY YOK.

BİR İNSAN EĞER YAPTIĞINDAN UTANIP, ÖZÜR DİLİYORSA

AYNISI TEKRAR YAPMAZ.

EĞER AYNISI TEKRAR YAPIYORSA O ZAMAN YA O İNSAN GERÇEKTEN YAPTIĞINDAN UTANMAMIŞTIR. YADA

BİLEMİYORUM ARTIK GERİSİNİ SİZ DEĞERLENDİRİN.

BU KADAR SAYGISIZLIK GÖRMEDİM BEN HAYATIMDA...

Yorum yazanlar (4) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

7/3/2007 - içinizdeki çocuk

Merhaba;

Canlarım sizlerle buralarda olmak çok güzel…

Sizlerin o biricik yorumlarınıda çok özlemişim. Bu hafta sizlere uzun uzun ve yeni yazılar yazıp bol bol sizin sayfalarda olurum demiştim ama işte bazı sağlık problemlerinden dolayı doktor ve hastaneye gidip gelmekten çokda sizlere olamadım ama yinede sizleri ihmal etmemek adına bir şeyler yazmak istiyorum.

Mutluluk bundan sonra mutlu olmak istiyorum. Mutluluk sanırım her yaşa göre değişen bir kavram, düşünüyorumda çocukken lavobonun başında boyum lavaboya yetişmez taburen üstüne çıkıp saatlerce sabunla oynayıp, sabundan köpükler yapmak beni deli gibi mutlu ederdi, sonunda banyonun hali annemi pek mutlu etmesede…

Biraz daha büyünce okulda ders sırasında öğretmenden gizli gizli çubuk kraker yemek, hepsini kırıp ağzıma atıp öğretmene çaktırmamak için onları emerek yerdim. Ve gizli gizli yakalanmadan bir şeyleri yapmanın verdiği keyif çok ayrıydı…

Yada okul çıkışlarında pamuk helvacının yada elma şekercinin olduğunu görmek ve ağzımın yüzümün ne hale geldiğini önemsemeden onu rahatlıkla yemek…

Daha sonra dahada büyüdüğümde soğuk karlı bir günde.. sokakta dolaşırken, lapa lapa kar yağarken nefis bir nergis kokusu burnuma çalındığında onu içime çekdiğimdeki mutluluk…işte nergis özledim. Bu kış kendime hiç nergis almadım. Ayrıca o karda ellerin üşüyüp sokakdaki kestaneciden kestane alıp onun sıcağı ile hem ellerini ısıtıp hemde kestaneyi yemenin keyfiiiii….

İşte kar deyince aklıma geldi, çocukken ayrı bir zevktir, karda oynamak, kardan adam yapmak ve kaymak, işte her yaşda alınan keyif ve mutluluk ayrı dedim ya, o çocukken karda oynamanın zevki bir başka nedense saatlerce karda oynasanda her yerin ıslansada hiç üşümezsin yada üşüsende anlamasın. Bu yaşda şimdi öyle oynayamıyorsun, onun için bırakın çocuklarınıza izin verin diledikleri gibi oynasınlar büyüdüklerinde oynamak isteselerde aynı tat ve keyifi nasıl olsa alamıyorlar.

Yazları aklıma geldi, çocukken sabah denize gidip akşama kadar sudan çıkmazdım ve hiçde çıkmak istemezdim. Annem zorla çıkartırdı denizden dudakların morarmış yeter diye…

Ve çocukluğumda bronzlaştığım gibi hiç bronlaşamadım bir daha, o zamanki güneş daha bir farklıydı işte biz fark etmesekte , dünya değişiyor. Zarar veriyoruz farkında olmadan. Şimdi denize girdiğimde çok uzun kalamıyorum istesemde güneş bana dokunuyor artık,

Çocukluğun tadı bir ayrıymış işte ama olsun içimde hala bir çocuk var, belki saatlece suda kalamıyor, saatlerce kar topu oynayamıyor ama hala elma şekeri yiyen, hala kağıt hela görünce hoplayan. Hala ufak şeylerden mutlu olan. Sizde içinizdeki çocuğu açığa çıkartın siz nelerden hoşlanırdınız bakalım????

 

Yorum yazanlar (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

5/3/2007 - zeytin

 

merhaba;

nasılsınız? sizlerden ayrı kalmak zor ama artık sizden çok yorum gelmiyor ve ben üzülüyorum. neyse artık bugun sizleri yeni öğrendiğim bir konudan bahsedeceğim. zeytin. zeytin ismini çok severim zaten hep söyle zeytin gözlü çocuklar hoşuma gider. inşallah ileride br köpüşüm olursa adını zeytin koyacağım. neyse gelelim asıl konumuza ben hiç zeytin ağacı görmedim sanırım, yada gördüysem bile uzaktan görmüşümdür. gidipte dokunmadım zeytinlerine yaniii... ama kahvaltıda olmazsa olmazımdır zeytin çok severim. şimdi size zeytinle ilgili bir hikaye anlatacağım yeni öğrendiğim.

"Birgün ağaçlar keni aralarında birinin kral olmasını istemişler. uzun tartışmalardan sonra zeytin ağacının

Kral olmasına karar vermişler. Ancak zeytin ağacı ‘İnsan türünün iyiliği için tanrının bana emanet ettiği görev, benim hükümet işleriyle ilgilenmemden çok daha önemlidir’ demiş, ve krallığı reddetmiş.

Yunanlılar zeytini kutsal bir ürün olarak gördüklerinden toplama işini yalnızca bakire kızlara ve erkeklere yaptırırlarmış.

bana çok ilginç geldi bu hikayeler, bu hikayeler Meltem Arıkanın Yeter Tenimi Acıtmayın kitabından umarım sizde bğenirsiniz...

 

Yorum yazanlar (8) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

25/2/2007 - güzel

Görmüs geçirmis hatta ermis bir dede ile konusurken sormuslar;
- Dede ailenin basi kadin midir, erkek mi?
- Erkek bastir.
- Peki kadin nedir?
- Kadin boyundur, basi nereye isterse oraya çevirir...

evet ne kadar güzel bir söz ama asıl olan bunu becerebilmektir. değil mi?

Yorum yazanlar (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Herşeyi paylaşacağız, hüzünü, mutluluğu, hayatı, hayatın getirdiklerini
<%De******ion%>